Aydın
DOLAR42.2631
EURO49.0719
ALTIN5726.6
Sedat Gürbüz

Sedat Gürbüz

Mail: [email protected]

KUŞADASI'NDA ÖMER GÜNEL'İN YERİ DOLMADI

KUŞADASI'NDA ÖMER GÜNEL'İN YERİ DOLMADI

 

Tutuklu Kuşadası Belediye Başkanı Ömer Günel'i severim. Görevinden öte Ömer Günel, iletişimi ile tam bir ağabeydir. Çalışkanlığını, insanlarla kurduğu samimi ilişkiyi, belediye başkanlığını makam odasından çok sahada yapmasını her zaman takdir etmişimdir.

Kuşadası gibi bir kentte iki dönem üst üste belediye başkanı seçilmek kolay iş değil. Elbette eksikleri, hataları olmuştur ama hatasız belediye başkanı arıyorsak işimiz biraz zor.

Ama Ömer Günel'in hakkını teslim etmek lazım.

Seçildiği günden görevinden uzak kaldığı güne kadar Kuşadası'nın sokaklarında, esnafın yanında, vatandaşın arasında gördüğümüz bir isimdi. Mobil hizmet aracı ile Kuşadası'nı sokak sokak gezen bir belediye başkanıydı Ömer Günel.

Ne yazık ki tutuklanmasıyla birlikte Kuşadası Belediyesi'nde de bir boşluk oluştu.

Tahsin Demirtaş başkanvekilliği görevini üstlendi. Ömer Günel döneminde görev yapan yöneticilerin birçoğu da çalışmalarına devam etti.

Kimsenin emeğini yok saymak istemem. Mutlaka herkes bir şeyler yapmaya, belediyenin işlerini yürütmeye çalışıyordur.

Ancak benim gördüğüm, Ömer Günel dönemindeki o hareketliliğin ve heyecanın bugün eskisi kadar hissedilmediği.

Demek ki belediyecilik sadece belediye binasının kapısını sabah açıp akşam kapatmakla olmuyormuş.

Bir de o işin ruhu varmış.

Açıkçası beni asıl düşündüren, Ömer Günel'in yokluğundan çok, zaman geçtikçe yaptığı hizmetlerin ve bıraktığı emeğin de geri planda kalması.

Oysa ortada iki dönem boyunca verilmiş bir emek var. Bu emeğe sahip çıkmak, aynı zamanda Kuşadası halkının tercihine saygı göstermektir.

Ben bugün Kuşadası Belediyesi'ni yönetenlerin de bu sorumluluğun farkında olması gerektiğini düşünüyorum.

Ama bütün bunların ötesinde asıl söylemek istediğim başka.

Ömer Günel'in tutukluluğunun bir an önce sona ermesini, hukuki koşulların sağlanmasıyla yeniden görevinin başına dönmesini istiyorum.

Hukuki süreç elbette kendi mecrasında yürümeli. Ancak masumiyet karinesi de halkın sandıkta ortaya koyduğu irade de göz ardı edilmemeli.

Kuşadası'nın yeniden o bildiğimiz çalışma temposuna, sokakta vatandaşla iç içe olan belediyecilik anlayışına kavuşması gerektiğine inanıyorum.

Ömer Günel'in yokluğu, bana göre sadece bir makamın boş kalması değil. Kent yönetiminde alışılmış bir enerjinin eksikliği.

Tahsin Demirtaş ve görevdeki yöneticilere de küçük bir hatırlatmam olsun:

Ömer Günel'in bıraktığı hizmet mirasını korumak, onun yeniden görevinin başına döneceği güne kadar en önemli sorumluluklarınızdan biri olmalı.

Çünkü bazı insanların yokluğu, yerlerine birileri geldiğinde değil, işler eskisi gibi gitmediğinde daha iyi anlaşılıyor.

Kuşadası'nda da biraz böyle oldu galiba.

Umarım Ömer Günel bir an önce özgürlüğüne ve görevine kavuşur.

Hem Kuşadası yeniden başkanına kavuşmuş olur hem de belediyede herkes rahat bir nefes alır.

Anlaşılan o ki Ömer Günel'in yokluğu, en çok da onun bıraktığı koltukta hissediliyor.

Yazımı Kuşadası Belediye Başkanı Ömer Günel'in tutuklandıktan sonra 1 Haziran da yaptığı paylaşımla bitirmek istiyorum;

 

Geniş bir düzlükte kalabalık bir öküz sürüsü yaşarmış. O kadar kalabalıklarmış ki, saldıran aslanlar her seferinde hırpalanıp geri çekilirmiş.

Bir gün yaşlı, topal bir aslan tek başına gelip sürünün liderine şöyle demiş:

"Sizinle barış içinde yaşamak istiyoruz. Ama içinizdeki şu sarı öküz var ya, o bizim sinirimizi bozuyor. Onu görünce çılgına dönüyoruz. Onu bize verin, bir daha size saldırmayız."

Sürü, "Bir öküz feda edip rahat edelim" diye düşünmüş. Sadece yaşlı bir öküz karşı çıkmış:

"O bizi en iyi organize eden ferdimiz, sakın vermeyin!"

Ama kimse dinlememiş; sarı öküzü aslanlara teslim etmişler.

Bir süre sonra aslan yine gelmiş; bu sefer kara öküzü istemiş. Onu da vermişler. Derken aslanlar acıktıkça bir bahaneyle birer birer öküz almaya başlamışlar. Sürü, "barış bozulmasın" diye her istediklerini teslim etmiş.

Aslanlar güçlendikçe daha çok tehdit etmiş, daha çok almış. Sonunda öküzlerin karşı koyacak gücü kalmamış.

Toplanıp "Biz bu savaşı nerede kaybettik?" diye tartışırken yaşlı öküz söz almış:

"Biz bu savaşı, sarı öküzü onlara verdiğimiz gün kaybettik."

Facebook Yorum

Yorum Yazın

Ana Sayfa
Web TV
Foto Galeri
Yazarlar