Aydın
DOLAR18.8219
EURO20.4881
ALTIN1164.5
Hasan Toker

Hasan Toker

Mail: [email protected]

BOTANİK TURİZMİ VE KUŞADASI: YENİ BİR MANTAR TÜRÜ KEŞFEDİLDİ

BOTANİK TURİZMİ VE KUŞADASI: YENİ BİR MANTAR TÜRÜ KEŞFEDİLDİ

 

 

            Sizlerin de malumu köşe yazılarımda genelde böcekler üzerine yazmayı tercih ediyorum. Amacım, uzmanlık alanım olmasının yanında halkı bilgilendirmek için eksik olan bir açığı kapatmak. Ancak hem bir biyolog hem de bir Aydınlı olarak Kuşadası’ndaki gelişmeye kayıtsız kalamazdım. Biyoçeşitlilik zengini bir alan olan ve milli park kapsamında koruma altında bulunan Dilek Yarımadası’nda yeni bir mantar türü keşfedildi.

            Aydın Adnan Menderes Üniversitesi (ADÜ) Fen Fakültesi Biyoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ali Çelik ve Isparta Uygulamalı Bilimler Üniversitesi (ISUBÜ) Atabey Meslek Yüksekokulu Öğretim Görevlisi Oğuzhan Kaygusuz tarafından Dilek Yarımadası’nda yapılan çalışmada hiç görmedikleri bir mantar türü keşfedildi. İlk kez gördükleri bu mantarı laboratuvarda incelemeye alan hocalarımız yaptıkları araştırma sonucu yenir tür keşfettiler. Bulunan tür her ne kadar Kuşadası’na özgü olsa da tür keşfi Kuşadası için bir ilk değil.  Inocybe kusadasiensis adı verilen türden önce de yine Öğretim Görevlisi Oğuzhan Kaygusuz tarafından Volvarialla turcica isimli başka bir mantar türü keşfedilmişti. Dünya üzerinde 1400’ü aşkın türü olan Inocybe cinsi mantarın ülkemizde kayda geçmiş ve zehirli olduğu bilinen türleri bulunmaktadır. Inocybe squamata, Inocybe rimosa, Inocybe geophylla, Inocybe flocculosa, Inocybe erubescens, Inocybe dulcamara, Inocybe bongardii, Inocybe asterospora, zehirliliği bilinen Inocybe türleridir. Yeni keşfedilen Inocybe kusadasiensis’in toksisitesi hakkında henüz bilgi sahibi değilim.

            Ülkemizde 2500’ün üzerinde bilinen türü bulunan mantarların elbette ki sonuncusu Inocybe kusadasiensis keşfi değil.  Hem mantarlar, hem bitkiler hem de böcekler üzerinde araştırmalar artarak devam ettiği sürece yeni tür keşifleri gelmeye devam edecektir. Özellikle bölgemiz Avrupa-Sibirya, İran-Turan ve Akdeniz bitki coğrafyasına ait türleri içerdiği için bu keşiflerin devam edeceğini söylemek hiç de yanlış olmaz. Bu durum elbette ki Kuşadası ve ilimiz için çok önemli.  Dilek Yarımadası’nda ki keşifler ve botanik çeşitlilik o bölgeye olan ilgiyi ulusal düzeye taşımakta. Bu da beraberinde ziyaretçi çekmektedir. Dünyanın birçok yerinde önemli bir turizm ağı olan Botanik Turizmi neden Kuşadası’nda da gelişme göstermesin? Botanik Turizmi, farklı bitki türleri ile donatılmış alanları doğa gezisi, konser, sergi vb. aktiviteler ile güçlendirerek yapılan ve insanların doğayı tanıması, farklı bitki türlerini inceleyebilmesi, spor yapması ve doğada sosyalleşmesi açısından son derece önemli olan bir turizm çeşididir. Dünyada Birleşik Krallık ve İtalya başta olmak üzere Kanada, Almanya, Fransa, Hollanda ve Avusturya’da çok ziyaretçisi olan gelişmiş bir turizmdir. Ülkemizde İstanbul, Ankara, İzmir, Adana, Gaziantep ve Isparta’da bu turizm profesyonel düzeyde yapılıyor olsa da çok gelişmemiş bir turizm şekli hatta bir kültürdür. Kültür dememin sebebi ise, ziyaretçilerinin ciddi bir çevre bilincine sahip olması gerektiğindendir. Turizm kapsamında düzenlenen piknik ve kamplarda ateş yakılmaması, doğaya çöp bırakılmaması ve doğanın tahrip edilmemesi günümüzde herkeste olması gerekirken maalesef belli bir kesimde bulunan kültürdür. Dilek Yarımadası’nın da botanik turizmine hizmet etmesi temennimdir. Tabi bunun için yapılması gerekenler çok fazla. Dilek Yarımadası’nın 1966 yılından bu yana koruma alanı içinde olması çok büyük bir kazanımdır. Bu koruma alanının daha da genişletilmesi gerekmektedir. Çünkü koruma alanı dışında kalan alan flora ve fauna bakımından aynı özellikleri göstermektedir. Bu alan Kurşunlu Manastırı ve Fındıkkale’yi de içine alacak şekilde genişletilmelidir. Daha çok keşif için akademisyenler desteklenmelidir. Üniversite, belediye ve Bakanlık ortak hareket edebilmelidir. Ve aslolan yıllardır gönüllü olarak Kuşadası ve çevresinin doğa yapısını korumaya çalışan Ekosistemi Koruma ve Doğa Sevenler Derneği (EKODOSD)’nin işin içinde aktif rol almasıdır. Çünkü hem yaptıkları çevre hizmetleri, hem doğa gezileri hem de oluşturdukları çevre bilinci ile Botanik Turizmi’ne ön ayak olabilecek kapasitede bilgi ve birikimleri vardır. Üstelik Aydın ve çevresindeki kıymetli çevre dernekleriyle organize olabilecek kadar da iletişim ağları kuvvetlidir. Umarım bu temmennilerim bir gün gerçeğe dönüşür.

 

Kaynaklar:

  1. Çarbuğa, Ü. & Pekerşen, Y. (2017). Botanical Gardens and Tourism
  2. www.mushroomexpert.com

Facebook Yorum

Yorum Yazın

Ana Sayfa
Web TV
Foto Galeri
Yazarlar